İlk kilo verme denememde üç haftada yedi kilo verdim ve bunun bir başarı olduğunu sandım. İki ay sonra o yedi kilo, üstüne birkaç tane daha ekleyerek geri geldi. O dönemde anlamadığım şey şuydu: hızlı düşen tartı rakamı ile kalıcı değişim aynı şey değil. Aradan geçen yıllarda denediğim, bıraktığım, tekrar denediğim yöntemlerden sonra elimde kalan birkaç sağlam prensibi burada anlatmak istiyorum.
Kilo verme konusunda çoğu insanın takıldığı yer bilgi eksikliği değil. "Daha az ye, daha çok hareket et" cümlesini herkes biliyor. Sorun, bu cümlenin uygulanabilir bir plana dönüşmemesi.
Kendi tecrübemden çıkardığım üç temel tıkanma noktası şunlar:
Yani kilo verme meselesi aslında bir motivasyon değil, sistem kurma meselesi. Sistemi kurduğunuzda motivasyonun düştüğü günlerde bile devam edebiliyorsunuz.
Yıllar içinde en çok denenen yaklaşımları, hem kendi deneyimim hem çevremde gözlemlediklerimle şöyle özetleyebilirim:
| Yöntem | Nasıl işliyor | Artısı | Zorlandığım nokta |
|---|---|---|---|
| Şok/detoks diyetleri | Çok düşük kalori, sınırlı besin çeşidi | İlk hafta hızlı düşüş | Kas kaybı, halsizlik, neredeyse kesin geri alım |
| Karbonhidrat kısıtlama | Un, şeker, pirinç gibi kaynakları azaltma | Tokluk hissi iyi, şişkinlik azalıyor | Sosyal ortamlarda sürdürmesi zor, sporda performans düşebiliyor |
| Aralıklı beslenme | Yeme saatlerini pencereye sıkıştırma | Basit kural, kalori sayımı gerekmiyor | Pencere içinde aşırı yeme riski; her yaşam düzenine uymuyor |
| Ölçülü kalori açığı + protein | Günlük ihtiyacın biraz altında yemek, proteini korumak | Yavaş ama kalıcı, kas kaybı az | Sabır istiyor; ilk haftalarda tartı yavaş iner |
| Sadece spor yapmak | Beslenmeye dokunmadan hareketi artırma | Kondisyon ve ruh hali belirgin düzeliyor | Tek başına kilo verme için genelde yetersiz kalıyor |
Tablodaki son satır önemli. Spora başlayıp "nasılsa yakıyorum" diyerek porsiyonları büyütmek benim en klasik hatamdı. Bir saatlik tempolu yürüyüşün yaktığı enerji, iki dilim pizzayla kolayca geri geliyor. Hareket vazgeçilmez ama beslenme tarafına dokunmadan sonuç almak çok yavaş ilerliyor.
Dördüncü satırdaki yaklaşımı, üstüne birkaç alışkanlıkla birleştirdiğimde iş değişti. Sırasıyla anlatayım:
Tartıya her gün değil, haftada bir kez, aynı gün ve aynı saatte çıkın. Günlük dalgalanmalar sizi yanıltır; haftalık eğilim gerçeği söyler.
Yeni başlıyorsanız her şeyi birden değiştirmeyin. Ben olsam şöyle bölerdim:
Bir de şunu söyle